Day Four, Mystery ..
Well, only got an hour of daylight left. better get started ..
Isnt it unsafe to travel at night?
*-*
So, where were we ? Ah Roma ..
Roma’da bisiklet kiralayıp dolaşmayı planlıyordum aslında, tabi Atina gecikmesi ayrılmış hostel günlerini bir gün kaydırdığından programa uymak için Roma’yı o gün görüp direk Floransa’ya geçmek de istedim. Bu ikisi birbirinden alakasız ama bir şekilde bisikleti boşverip bir haritayla görmek istediğim yerleri işaretler buldum kendimi. Kolezyum’a akayım önce dedim, ordan Vatikan’a bir rota çizdim.
Kolezyum’a varınca salak gibi yedek pilleri çantada unuttuğumu farkettim, makinanın pili bitince ( seyyarlara 2 pil için 5-6€ verecek değildim tabi ki ) bir marketten alır dönüşte girerim artık dedim ama dönüşte yorgunluktan bitmiş halde hostele gideceğimi tahmin edemedim. İçini göremeden ayrıldım, üzüldüm, nasıl olur ya böhühüh dedim, ama yapacak bir şey yoktu, çok da böyle şeyleri sallayan bir tip olmadığımdan ameeaaan efektiyle geçiştirdim durumu
Harita elimde olmadığından, googleearth açmaya da üşendiğimden sadece fotoları koyup rotayı biraz gösteriyorum:
Bir numarası olmayan çeşme ( Paraaza yazıh yavrum ( Erzurum ağzı ))
Pantheon müthişmiş harbiden
Araba kullanmayı bilmeyen bir millete göre fazla arabaları var, bunlara bisikletten fazlasını vermeyeceksin
Yol üstündeki ünlü meydanları vs. geçiyorum bir numara yok çünkü ..
Vatikan köprüsü ( uydurdum )
Kutsal Sütunlar
Kutsal ve Güzel ( Yeni bir dizi olabilir ? )
İçeri girmedim çünkü iki üç resimle geçtiğim şu zaman dilimi aslında 6 saat civarı yürüme anlamına geliyor. Bir de bu kalabalıkla uğraşacak halim kalmadı.
Floransa trenine yetişmek için hostele otobüsle ( ya metro, tramvay, otobüs filan bedava bu memlekette ya da herkes kaçak biniyor ) dönüp tam millete saç kurutma makinası sorarken şu iki genci (Erhan, Handan [ yanlışsam affola ] ) check in esnasında yakaldım ( ben yaşlandım artık yalan değil gençler işte ) Hemen çok bilmiş yılların gezgini gibi taze tozu attırılmış Roma hakkında son havadisleri verdim, “lan olum otobüs bedava lan” şeklinde yaklaşasım geldiyse de ( Türküz heralde ), biraz daha avrupaiii yaklaştım, haritamı verdim, ama dayanamadım! ( Türküz dedik ya ) “oraya gitmeyin yav hiçbişe yok orda” dedim bazı yerler için :))
Hızlı bir duş, ve floransa yollarının nefesini ensemde hissediyordum ( pff )
Yolda karşımda oturan Kanadalı genç ancak filmlerde eşine rastlanır bir konuşma biçimine ve hıyarlığa sahip olduğundan kısmen şu yaratıkla (Denis) oynayarak, kısmen manzarayı izleyerek yolculuk ettim.
Floransa’da kaldığım yer çok güzeldi, kapı önünde birasını yudumlayan Arjantinliyle hemen kanka olduk, bir yandan o etrafı gösterirken çakma İngilizcesiyle de muhabbet etmeye çalıştık. Floransa sanırım Gebze’nin çeyreği etmeyecek kadar küçük bir yer, güzel bir nehri, bir kaç köprüsü ve elbette ! katedrali, kiliseleri var, bunun dışında şehir dışındaki köylerde çok güzel manzaralar, belki şarap yapan yerler vs. bulmak mümkün o kadar ..
3D çalışmaları
Kuyumcular çarşısı köprüsü

Plugin ve Tema beraber çalışmadığından şimdilik fallback yapalım ..