ben: napıyon kız
gökçen: doktor olucam ya yazımı çirkinleştiriyom
:O :D
Uzun süredir kullandığım “isbaran@gmail.com” adresi bir zamanlar sevip güvendiğim fakat sonraları garip bir yaratığa dönüşen bir şahıs tarafından çocukça ele geçirilmiştir.
Bu adresle hiçbir alakam kalmamıştır, dikkate almayınız.
“İşbaran Akçayır (demonsdread), merhaba
Adınız ve soyadınız, bu mesajın GittiGidiyor’dan geldiğine emin olmanız için yazılmıştır.”
Bir mesajın bir yerden geldiğini böyle anlayacaksam hiç anlamayayım daha iyi, burda ohalık bir durum yok mu sizce de ?
“Kredi kartı doğrulama işleminiz başarıyla tamamlanmıştır. Kartınızdan rastgele çekilen tutar (maksimum 1 YTL), otomatik olarak kartınıza iade edilecektir.”
Ne ? Nasıl yani ? Kart bilgileri hani GG da tutulmuyordu ? Direk bankaya gidiyordu ? Noluyo lan ? Hem o zaman bu ne ?
“satın aldığınız ürün için yaptığınız ödeme, güvenli bir şekilde havuz hesabımıza ulaşmıştır. ”
Bir şeyler çok fena ters gidiyor ya da bana öyle geliyor amma velakin bu sorulara cevap almadan bir daha GG filan yok. Ne biçim iş yapıyor bunlar yav.

13 Temmuz günü harika bir şey yapıp Judas Priest konserine gitti{m/k}.
Eskisi gibi serserice takılıp deliler gibi coştuğum bir konser olmamasına rağmen (yaşıtlarım ağzının tadını bilmiyor malesef :D) yaşadığım en heyecanlı konserlerden biriydi :)
Kadıköy’e planladığımdan biraz geç gidince Necdet hocayı da bekletmeyeyim diyip hemen karşıya geçeyim bari dedim, iskelede siyah bir kuyruk görünce elimde olmadan sırıtarak sıraya geçtim :D Eşleriyle, arkadaşlarıyla gelen 30 ve üstü yaşlarda bir sürü insan belli ki epey aranıp eskiler arasından çıkarılmış naftalin kokulu heavy metal tshirtleriyle garip bir kitle oluşturmuş vapur bekliyordu :)
En son katıldığım Testament/Orphaned Land/Pentagram konulu iğrenç ve tüm hayallerimi yok eden konserimsi şeyden sonra Judas konseri ilaç gibi geldi. İşte bu harika kitle ve turkcell kuruçeşme arena denen mütiş manzaralı mekan sayesinde babaları dinleyip kısmi headbang yaptım, resmen kendime geldim.
İnsan böyle konserlerde ne yapacağını şaşırıyor, mesela en önü doldurmuş bir sürü insan ağzı açık sahneye bakmaktan başka hiçbir şey yapamadı, tabi arkadaki bizler de. Bu duyguyu Yngwie konserinden tanıdığım için şaşırmayı bırakıp tüm konser sırıtarak babaları izledim :)
Kitle ve kalite arasındaki bu ilişki aslında acayip canımı sıkıyor. Mesela resmen hatmettiğim Metallica geliyor, ama ne bir heyecan, ne bir gitme isteği hiçbir şey yok. Testament konserindeki 15 yaşındaki ve 15 yaş zekasına sahip diğer güya heavy metalci gerizekalılar tüm isteğimi yok etti. Metallica konserinin bu konserden daha fena olacağından da adım gibi eminim. Historical reasonlar nedeniyle gitmek isterdim bu konsere ama, hem o 15′lik piçoslar hem lars denen dangalak tüm şevkimi kaçırıyor.
Bu arada aşağıdaki fotodan bakınca çok gibi görünüyor ama koskoca Judas’a o mekan nasıl yetti anlamış değilim. Bu kadar zevksiz bir metalci kitlesi var işte, metallica stadyum dolduruyor, koskoca Judas’a şu kadar seyirci geliyor.

Neyse kardeşim, ben Judas Priest gördüm, Rob Halford gördüm, gerisi yalan :)